y 1139651153 1
t
, Money 2 Money 0
13.02.07
iki gunluk jaco macerasindan sonra yolum guneye dogru devam etti. jaco’da kiraladigi bir arabayla tek basina yollarda olan bir amerikan kizla tanistik jeron’la. onun da yolunun ayni istikamatte oldugunu, kendisine eslik edebilcegimizi soyledi. eh bu nazik ricasini kiramadik tabi…allah razi olsun. otobus cilesinden bir sure kurtuldum gibi.
jaco’nun yaklasik 65 km guneyinde manuel antonio national park bulunuyor. dogal ortami korumak adina gunde sadece 600 kisiye parka giris izin veriliyor. dolayisiyla sabah erkenden kalkmak durumunundayiz. efendim, bu parkin en buyuk ozelligi bunyesinde bulundurdugu maymunlar. ufak tefek seyler, buyukleride varmis ama kendilerini gorme sansina ben erisemedim. bu kucuklerini de gormek icinde etmedigimiz maymunluk kalmadi gerci ama yaklasik iki saatlik orman turundan sonra amacimiza ulastik. turistlerle artik zamanla kanka olduklarindan midir, artik nedir, kendilerine cok yaklasmamiza ragmen bize iyi bir misafirperverlik gosterdiler. bol bol fotagrafarini cektim. fotolar yakinda:)
manuel antonio national park gercekten muthis bir yer. bitki ve hayvan dunyasi koruma adina herturlu ozen gosterilmis. sahil kiyisinda oldugu icin bir kac beyaz kumlu harika plajlara da sahip. butun gunun yorgunlugunu buralarda aksama dogru denize girerek uzerimizden attik.
san jose’den jaco’ya gidisim oldukca macerali gecti. otobusde yer kalmadigi icin uc saatlik yolculugu ayakta gecirmek zorunda kaldim. yolculuk boyunca iki tavuk, bir kac ne olduklarini anlamadigim bir posetin icine sikistirilmis, cir cir oten kuslar otobusde ki diger misafirlerdi. onlar ayakta degildi, sahiplerinin kucaklarindaydi, kiskanmadim degil kendilerini yaklasik iki saat sonra ayaklarimin uyustugunu hissetikten sonra. aslinda turistler icin ozel otobusler var burda, daha rahat guvenli olanlarindan ama hem pahali hemde yerli halka daha yakin olmak icin tico’larin (kostrika’lilara tico diyorlar) otobusuni sectim, cok da ucuz. uc saatlik yolculuk icin sadece iki dolar odedim. benim gibi dusunmus olacak ki, bir kanadali cocukla tanistim otobuste, yol boyunca muhabbet ettik. au anda ki kaldigim yerde hala gorusuyoruz kendisiyle. biraz hipi, biraz ucuk muhabbeti hos birisi. birde su ingizliceyi biraz daha yavas konusca bende herseyi anlasam neyse…
yol boyunca beni kosta rika’da beni ne beklediginin iyice farkinda vardim. muthis bir doga, tropik ormanlar, her tarafda gordugunuz tek renk yesil. karadenizde boyle bir yer olmali di mi hasan abi. gercekten cok etkileyeciydi. orman gezilerine cikmak icin sabirsizlaniyorum. kosta rika topraklarin yuzde otuzu koruma altinda, yani national park. sahip olduklari doga zenginliklerinin farkindalar, takdir edilecek bir olay, dolayisiyla bir cok hayvan daha hala kendi yasam alanlarinda rahatca yasiyorlar, uruyorlar. bitki dunyasi hala cesitliligini, zenginligini korumakta. yolda giderken otobusle bir koprunun uzerinden gectik. arkadasimin uyarisiyla koprunun hemen altindan nehir kiyisinda yatan yaklasik bes, alti timsah gordum. otobus soforune dur kardesim bir fotograf cekelim, her gun timsah gormuyoruz diyecektim ki, hassiktiri yiyecegimi dusunurek vazgectim…
iki gundur jaco’dayim. tipik bir turistik mekan. turkiye’de bodrum, marmaris ne ise kosta rika’da da jaco. haftasonunda yerli halk ailesiyle, esiyle dostuyla arabanin icine ne tiktiysa akin akin buraya geliyorlarmis, ki bende bunu tespit ettim, kendilerinden olcukca fazla vardi burada. yarin p.tesi olunca ortam biraz sakinlesir sanirim. ha bir de abd vatandaslari. suruyle her yerderler. alti kislik bir oda da kaliyorum. macera pesinde kosan dort abd li hatun bir de hollandali cocuk, adi jeron, kucuk bir odayi paylasiyoruz, uyumaya yetiyor. cok pis horluyormusum, bu da ayri bir tespit. iki gundur jeron’la takiliyorum. kafa birisi, sevgilisinden ayrilmanin acisiyla kendisini geziye atmis, tabi bu onu kabul etmiyor. ya kardesim iyi guzel de butun gun ne yapiyorsun diye soracak olursaniz, surf yapmakla mesgulum iki gundur. yuttugum okyanus suyu litreyi bulmustur. daha onceki avustrulya deneyimimden biraz tecrubeli oldugumdan ozellikle bugun guzel dalgalar yakaladim.
bunun disinde jaco’nun degisik bir ozelligi yok, bir turistik mekan da ne ariyorsaniz var burda. kafa dinlemek, surf yapmak, gece alemlerde kopmak icin ideal bir yer. ama gercek kosta rika degil burasi. dogasiyla, bitki ve hayvan dunyasiyla bundan sonra beni apayri bir yer beklediginin farkindayim.
hasan abi ask olsun, sozunun eriymissin, valla yenilgilerde de bu kadar cabuk haber vercegini tahmin etmezdim. neyseki bende internetten maci zaten takip etmistim.
necmi adminim fotolar yakinda:)
eyvalla umit, sagolasin kardesim
edeme, dedeme herkese selam
bugun butun gunumu kosta rika’nin en buyuk sehri olan san jose’de gecirdim. su anda ki kaldigim yere yaklasik 20 km uzaklikta. buyuk dedigime bakmayin, nufusu sadece 400 bin, eeh kosta rika’da yasayan vatandaslarin sayisida topu topu 4.3 milyon olunca san jose’de dogal olarak buyuk oluyor. neyse, ustunde durmaya pek gerek olmayan bir kent san jose. odukca siradan. sehir merkezini yakindan tanimak icin yarim saat yeterli. bir ust cadde, bir alt cadde derken sonunda donup donup ayni yere geliyorsun. belki burde bir kac gun kalirim diye dusunuyordum ama bu kararimdan sehre girer girmez vazgectim. neyse bende kosta rika’ya sehir turlari yapmak icin gelmedim zaten, yarin kendimi bir sahil kasabasina atiyorum. uc saatlik bir otobus yolculugu beni bekliyor.
gezi kitapimda san jose’de bulunan bir turk restoranindan bahsediliyordu. gerci geleli daha yeni oldu, turk yemeklerini ozlemekten degilde, calisanlarla tanisirim, mac muhabbeti yapariz falan diye dusundum ama meger restaurant kapanmis, daha dogrusu iflas etmis. ne anlar allahin kosta rika’lisi kebabtan…
fotagraflar yakinda nedircim, tolga abimin kapaklari yeterli gelmedi sanirim, kapak koleksiyonuna benimde katkim olsun